Bir nükleer tıp tanı yöntemidir. Hastaya düşük dozda radyoaktif ( pozitron yayan) madde verilerek, vücuttan yayılan gama ışınlarının tespiti için hazırlanmış özel kameralarda çekimler yapılır. Çeşitli kantitatif analizleri yapılarak nükleer tıp hekimi tarafından yorumlanır.
PET’in özelliği nedir?
En önemli özelliği fonksiyonel (işlevi hakkında) bilgi vermesi ve tüm vücut görüntülerinin üç boyutlu olarak alınmasıdır.
Vücutta metabolik değişiklikler her zaman için gözle görülebilir değişikliklerden önce meydana gelir. PET çalışmaları da metabolik değişiklikleri gösterdiği için lezyon hakkında, diğer görüntüleme yöntemlerinden daha erken bilgi verebilmektedir.
PET nerelerde kullanılır?
En sık kullanım alanı onkolojik çalışmalardır. ( % 85 oranında ) Ayrıca kalp ( % 10 ) ve beyin ( % 5 ) içinde PET çekimleri yapılabilir.
1-Onkoloji çalışmalarda tüm vücut görüntüsü alınır. Şüpheli lezyonun kanser dokusu içerip içermediği, vücuda yayılımının olup olmadığı, yapılan tedavilerin etkinliği, tedavi sonrası nüksler hakkında bilgi verir.
2-Kardiak PET; sadece kalbe ait görüntüler alınır. Kalp kasının canlılığının tespitinde kullanılan en güvenilir yöntemdir.
3-Beyin PET; özellikle medikal tedaviye dirençli ve cerrahi tedavi düşünülen epileptik odakların yerleşiminin tespit edilmesinde, Alzheimer hastalığının erken tanı ve diğer tip demanslardan ayrımının yapılmasında kullanılır.
Radyofarmosotik Laboratuvarı
PET’in onkolojik vakalardaki endikasyonu nelerdir.?
1 - Diğer görüntüleme yöntemleri ile tespit edilen kitlenin malignite olasılığının araştırılmasında;
2 - Bilinen tümöral kitlenin tedavi öncesi ilk evrelendirilmesi ve tedavi sonrası evrelendirilmesinde;
3 - Tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde; hastanın aldığı kemoterapinin etkinliğinin yetersizliği erken dönemlerde tespit edilirse tedavi şeması değişebilir.
4 - Tedavi sonrası takiplerde, nükslerin veya rezidü dokunun değerlendirilmesinde
5 - Primer tümörün evrelendirilmesi ve prognos tayininde ( özellikle biline bir baş-boyun tümörü veya gliomada )
6 - Biline bir kitlede biopsi yerinin tespitinde; uptake’in yoğun olduğu yerden alınan biopsi doğru teşhisi saktır.
PET çekimi için kullanılan maddeler nelerdir?
Günümüzde en çok (%95 oranında) glikoz metabolizmasını gösteren f-18 ile bağlanmış FDG ( 2 – Florodeoksi-D-glikoz) kullanılmaktadır. Ayrıca C-11, N-13, O-15 gibi pozitron yayıcı radyonüklidler çeşitli ajanlarla bağlanarak perfüzyon ( kanlanması ), metabolizma ve reseptörler hakkında bilgi sağlamak için kullanılmaktadır. ( bunların çoğu rutinde kullanılmaktadır).
PET çekimi için hasta hazırlığı nelerdir?
Hastanın;
PET çekimi nasıl yapılır?
Öncelikle hastanın kan şekerine bakılır. 60-150 mg / dl arasında ise hasta için hazırlanmış odada damardan radyoaktif madde verildikten sonra ilacın vücuda yayılması için 45 dk sakin şekilde yatırılır. İlaç verilmeden önce hastanın kas aktivitesini mümkün olduğunca azaltmak için sedatize edici bir madde verilir. Hasta bu yatma süresini mümkün olduğunca hareketsiz ve konuşmadan geçirir. Bekleme süresi sonunda mesanesi boşaltılan hasta çekim odasına alınır. Çekimde 45 ile 60 dk kadar sürede tamamlanır. Çekimi biten hasta 30 dk kadar bir bekleme odasında dinlendirilir. O esnada da ek görüntü gerekip gerekmediğine bakılır. Ek çekim gerekmiyorsa hasta bir şeyler yiyip içebilir ve evine gönderilir.
PET çekimi esnasında hastanın aldığı radyasyon dozu yüksek midir?
Hayır tomografi çekilen bir hastadan daha yüksek değildir. Yalnız radyoaktif madde hastaya verildiği için enjeksiyondan 4-5 saat sonrasına kadar hamile bayanlar ve küçük çocuklardan uzak durmaları istenir.
Nükleer Tıp, radyoaktif elementlerle işaretli kimyasal moleküller ve biyolojik materyaller yardımıyla, insan hastalıklarının tanı ve tedavisi ile uğraşan bir tıp dalıdır. Yüzyılı aşkın bir süredir insanlığın yararı için kullanılmakta olan radyoaktivite, hastalıkların tanı ve tedavisinde her geçen gün artan bir oranda uygulanmakta, başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesinin yanı sıra, bir çok hastalıkta hasta için son derece kolay ve rahat tedavi olanağı da sunmaktadır. Klinik Nükleer Tıp uygulamaları genel olarak üçe ayrılır: